Modül-1 Kurs-3
Üretim Hataları
Üretim hataları
Geleneksel peynir üretiminden tüketimine kadar ki aşamalarda, çalışan kişilerin gıda güvenliği ve temel hijyen kuralları konularında bilgi eksikliği nedeniyle üretim kusurları ve hatalarının oluşmasına neden olmaktadır. Yöresel peynir olarak sunulan ürünün pazar piyasasında yer bulabilmesi, bu yeri koruyabilmesi ve rekabet edebilmesi, ancak üretim açısından verimliliği sürekli kılmak, kaliteyi sürdürmek ve aynı kalitede imalat yapmak ile mümkündür. Üretim prosesleri ve üretimi takip eden süreçlerin bilinçli bir şekilde kontrol altına alınması bu nedenle oldukça önem taşımaktadır.
Bu kapsamda gerek ürün kalitesi gerekse de halk sağlığı açısından standartların oluşturulması, çiftlikten sofraya sütün peynire yolculuğundaki her aşamayı kapsayan bir güvenlik zincirine gerek vardır.
Peynir zengin bir mikrofloraya sahiptir. Özellikle süt asidi bakterileri bu flora içinde önemli bir yer tutar. Olgunlaşmanın olabilmesi için, yine çok sayıda miroorganizmanın varlığı da yeterli değildir. Asıl olarak olgunlaşmayı gerçekleştirecek mikroorganizmaların dominant olarak bulunması gerekir.
Uygun ve yeterli olmayan flora, genellikle hatalı ürünlerin ortaya çıkmasına neden olur. Faydalı mikroorganizmaların yeterli sayıda bulunması ile de iyi kaliteli bir peynir elde edilmesi, ancak gerekli olgunlaşma koşulları ile mümkündür.
Pastörizasyon ile öldürülemeyen ısıl işlemlere dirençli bakteriler ya da üretim sürecinde bulaşabilen çeşitli mikroorganizmalar kolaylıkla gelişerek ortama egemen olmakta ve peynirlerde çeşitli kusurlara yol açabilmektedir.
Bu çerçeve de, İyi ÜretimTeknikleri ile peynir kayıplarının önüne geçilmesi için dikkatle izlenmesi gereken temel kalite faktörlerini kısaca özetleyebiliriz.
- Hammadde kalitesi
- Süte uygulanan teknolojik işlemler
- Starter kültür tipi
- Starter olmayan laktik asit bakterileri
- Pıhtılaşma yöntemi ve pıhtı işleme
- Tuzlama
- Katkı maddelerinin miktarı ve kalitesi
- Olgunlaştırma koşulları
- Muhafaza koşulları
- Kullanılan alet ve ekipmanlar
- Ambalaj malzemesinin uygunluğu ve kalitesi
- Personelin bilgi ve beceresi
- Temizlik ve sanitasyon
Peynir kalitesi aynı zamanda işletmenin hijyenik koşullarına, sütün kalitesine, peynir ustasının bilgi, görgü ve bilgisine, peynirin mikro florasına ve olgunlaşma koşullarının uygunluğuna bağlıdır. Peynir üretim prosesine bağlı olarak belirlenecek kritik kontrol noktalarının izlenmesi ile peynir kusur ve kayıplarının önüne geçilebilir. Hammaddeden satış noktalarına üretim süreci dikkate alındığında ise peynir kusurları kökenlerine göre üç grupta incelenebilir.
Üretimde Kullanılan Sütün Kalitesinden İleri Gelen Kusurlar
Peynir, süt proteini, yağ, laktoz, su ve minerallerin oluşturduğu kompleks bir matrikstir. Burada en önemli unsur çiğ sütün kalitesidir. Çünkü hiçbir zaman düşük kaliteli hammadde ile yüksek kaliteli ürün elde edilemez. Bu, temel kuraldır. Bu nedenle, peynirin temel hammaddesi olan çiğ sütün kimyasal bileşimi ve mikrobiyal yükü yöresel peynir kayıp ve kusurları için önemlidir.
Peynire işlenecek çiğ süt, taze, kendine has renk, koku, tat a sahip olmalı içerisinde her hangi bir koruyucu madde (antibiyotik, temizlik maddesi ve dezenfektan) kalıntısı bulunmamalı ve bu türden bir madde eklenmemelidir. Çiğ sütün mikroorganizma sayısı düşük, fiziksel ve kimyasal bileşimi yöresel peynir türleri için özgün olmalı ve fermantasyon ve peynir mayası ile pıhtılaşma testleri pozitif olmalıdır.
Yöresel peynir üretimlerinde geleneksel yöntemlerde çiğ sütten gelen doğal mikroflora yeterli görülmekte ve peynirlerin olgunlaşması sağlanmaktadır. Bu durum, çoğu zaman çiğ sütten gelen koliform grubu mikroorganizmaların varlığı durumunda arzu edilmeyen gözenek oluşumu ve süngerimsi yapı bozukluklarına neden olmaktadır. Bu nedenle işletmeye gelen sütün kalite kriterleri geleneksel peynir kalitesi ve kusurları açısından çok önemlidir.
Anormal sütler olarak kabul edilen, kolostrum içeren, laktasyon sonundaki veya mastitis li hayvanların sütleri peynir üretiminde kullanılmamalıdır. Bunlar üretim kayıplarına ve kusurlarına neden olmaktadır.
Örneğin kolostrum içeren sütler fazla oranda immun globülinleri (laktenin1-3) içermesinden dolayı peynir yapımı sırasında gelişmekte olan starter kültürlerin gelişmesini baskılayıcı etki yaparlar. Benzer şekillerde koruyucu madde içeren sütler de aynı peynir kusurlarının şekillenmesine neden olur.
Yine laktasyon sonu sütlerin tuz ve protein oranları normal çiğ süte göre farklı olduğundan peynir kusurlarına neden olmaktadır. Mastitis li sütler ise kimyasal bileşimi normal sütlerden farklı olması yanında insan sağlığı acısından riskli sütlerdir. Bu sütlerin bileşimlerinde serum proteinleri oranı fazla, fakat düşük düzeyde kazein içermeleri peynir randımanında düşük ve yumuşak peynir oluşmasına neden olduğu gibi peynir altı suyunun tutulmasına, telemenin kurumamasına, telemede arzu edilmeyen mikroorganizmaların gelişmesine neden olabilmektedir.
Peynire işlenecek çiğ sütün bileşiminde yer alan yağ oranı peynir verimi ve kusurları acısından önemli olan bir faktördür. Yağ, peynirin bileşim, verim, lezzet ve mikro yapısı da dahil bir çok özelliğini etkilemektedir. Aynı zamanda peynirin biyokimyasal, dokusal fonksiyonel ve reolojik özelliklerine de etkisi bulunmaktadır.
Yağ, yöresel peynirlerde protein ağı arasında yer alarak dolgu görevi yapar ve akışkanlığı artırabilir ve kazein matriksinin yoğunluğunu ve devamlılığını azaltabilir. Yağ içerisinde birçok lipofilik özellikteki bileşikler taşındığından, lezzettin şekillenmesi yanında ağızda oluşturduğu yağlılık hissi ile doygunluk hissi verirken, pütürlü yapı oluşmasını ve protein matriksinin bütünlüğünü koruduğundan çiğneme duygusunu artırmaktadır.
Duyusal açıdan yağın ağızda bıraktığı hissi sağlayan parametreler; kıvam, yumuşaklık, absorpsiyon, adsorpsiyon, yapışkanlık ve ağzı kaplama hissi gibi faktörlerdir. Ayrıca, süt yağı, ışığı yansıtma özelliğine sahiptir ve peynirde şeffaf görünümü engelleyerek mat yüzey görünüşü sağlamaktadır. Bu da alıcı için önemli kriter olan renk algısını daha iyi yansıttığından önemlidir.
Diğer taraftan, fonksiyonel olarak yağlar, peynirin erime noktalarını, viskozitesini, yapısını, kristalliğini ve yapılabilirliğini etkilemekte olup, yöresel peynirlerde yağın azaltılması, pişirme esnasında istenmeyen özelliklerin oluşmasına neden olur. Örneğin, peynir pıhtısının haşlandığı peynir matriksin de proteinler arasındaki etkileşim ve protein konsantrasyonu artmakta ve peyniri eritmek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulmasına neden olabilmektedir.
Ayrıca, sütün yağ oranının düşük olması düşük peynir randımanına neden olduğundan kg başına daha yüksek üretim maliyetine yol açmaktadır. Bu nedenlerle, yöresel peynirlerde süt yağı oranındaki düşüklük peynirin verimini düşürdüğü gibi yağın peynirden uzaklaştırılması, peynirde yumuşaklık eksikliği, acılık, kötü tat, zayıf eriyebilirlik ve istenmeyen renk gibi reolojik, dokusal, işlevsel ve duyusal bazı kusurların da ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.
Diğer yandan, kırsal kesimde yemlerde bulunan bazı bitkilerin (acı yabani ot, düğün çiçeği, civanperçemi, tere, pancar küspesi, pelin otu, kadife çiçeği vb.) içerdikleri bileşikler, süt ile peynire geçerek tat ve koku kusurlarına neden olur. Kolza, şalgam, yabani hardal, bozuk silaj gibi sütün tadını ve kokusunu etkileyen yemlerin hayvanlara büyük miktarlarda yedirilmesi, peynirlerin bulunduğu alanlarda ağır kokulu maddelerin depolanmış olması gibi faktörler de tadı olduğu kadar koku değişikliklerine desebep olmaktadır.
Yapım Sürecindeki Hatalardan İleri Gelen Kusurlar
Peynir kayıp ve kusurlarına en çok rastlanılan yer üretim aşamasıdır. Yöresel peynir üretiminde standart üretime geçilemediği ve standardizasyonun sağlanamaması sonucu verim kayıpları ve peynir kusurları oluşmaktadır. Bu amaçla öncelikle üretim metotları ve hammaddede standart ürün kullanılması oldukça önemlidir.
Bu çerçevede, yöresel peynir üretiminde anormal sütler diye tanımladığımız antibiyotik içeren sütler veya süt bileşimi değiştirilmiş çiğ süt kullanılması, yüksek ışıl işleme tabi tutulmuş sütün işlenmesi, üretimde maya miktarının az yada çok kullanımı, düşük veya yüksek kuvvette maya kullanılması, uygun mayalama sıcaklığının seçilmemesi durumlarında yöresel peynir üretiminde pıhtı oluşumlarında sorunlara ve verim kayıplarına neden olunmaktadır.
Sütün kalite unsurlarının dikkate alınmasında sonraki en önemli kriter, sütün olgunlaştırılmasında kullanılan peynir kültürleridir. Geleneksel peynirlerin üretimi sırasında çiğ̆ sütten gelen ve canlılığını koruyarak çoğalan mikroorganizmaların oluşturduğu mikroflora dan yararlanıldığı ve starter kültür kullanılmadığı bilinmektedir. Sütün doğal florası, peynir üretim sıcaklığında gelişebilen bakterilerin seçici olarak zenginleşmesine neden olur.
Bundan dolayı geleneksel peynirler ayırt edici ve farklı duyusal özellikleri ile tanınmaktadırlar. Geleneksel üretimde kültürlerin elde edilmesinde kullanılan bir diğer işlem bir gün önceki peynir üretiminden elde edilen peynir altı suyu (PAS) kültürlerinin kullanılmasıdır. Aynı zamanda geleneksel yöntemlerle yapılan üretimlerde, sütün ön olgunlaştırılması sürecinde her zaman enzim kullanılmaması sebebiyle süreç, kontrollü olarak izlenemeyebilir.
Olgunlaşma Sürecinde Ortaya Çıkan Genel Kusurlar
Bir diğer önemli aşama ise peynirin olgunlaştırma aşamasıdır. Yöresel peynirlerin lezzet, tat, aroma ve kendine has yapısal özelliklerinin oluşmasında olgunlaştırma süresi içerisinde hassas bir denge bulunmaktadır. Bu evrede bir sıra dahilinde gelişen biyokimyasal faaliyetler öncülük eder. Olgunlaştırma sürecinde, yöresel peynirlerin muhafaza edildikleri ortamların sıcaklığı, nemi, hijyeni gibi durumlar ile peynir yapımında kullanılan, enzim, maya, starter kültür, doğal flora yöresel peynirin kayıp ve kusurlarının ortaya çıkmasında önemli faktörlerdir.
Sütün işlenmesi ve peynir yapımı sürecinde, peynir kusurları yönünden, geleneksel yöntemlerde saklama ve peynirin olgunlaşması safhasında kullanılan alet, ekipmanlar (hayvan deri tulumları, toprak çömlekler, tütsüleme elemanları vb.) peynirlerin kontaminasyonu açısından iyi değerlendirilmelidir. Çünkü geleneksel ekipman kullanımı gıda güvenliği ve halk sağlığı acısından da önemlidir.
Dış yüzey hataları: Beyaz peynir salamuradan çıkartılınca ön olgunlaştırma safhasında veya asıl olgunlaşmadan sonra peynir kabuğunun ve dış yüzeyinin 1 cm kadar yumuşadığı, bazı hâllerde de çamur gibi sıvandığı gözlenmektedir.
Bu hataların sebepleri şunlardır:
- Sütün mayalama sıcaklığının düşük tutulması
- Maya miktarının az kullanılması
- Peynir pıhtısının büyük kırılması
- Baskılama işleminin yetersiz olması nedeniyle peynirde fazla su kalması
- Salamurada tuz konsantrasyonu ve asitliğinin düşük olması
- Eski ve temiz olmayan salamura kullanılması
- Salamura sıcaklığının düşük oluşu; peynirin yetersiz tuzlanması
- Ön ve asıl olgunlaştırmada peynirlerin çok sıkı bir şekilde dizilişleri
- Salamuranın ve peynir dış yüzeylerinin çok kuvvetli proteolitik etkiye sahip tuza dayanıklı mayalarla bulaşması
- Ön olgunlaştırma yapılan yerlerin sıcak ve nemli oluşu, ayrıca proteolitik mikroorganizmaların exo ve endo enzimlerinin etkisi
Çok sıkı ve kuru konsitens: Klorürün fazla katıldığı durumda sertleşme görülmektedir. Oranı mutlaka iyi ayarlamak gerekir. Ph kontrolü bu durumun çözümüdür. Mayalama sıcaklığının yüksek seçilmesinden ve kısa sürede pıhtılaşmadan kuvvetli sinerezisten pıhtının küçük kırılmasından, peynir suyunu ayırma odasının sıcak olmasından, preslemenin uzun tutulmasından ve peynirde su miktarının düşük olmasından kaynaklanabilmektedir. Özellikle süte ilave edilecek CaCl2 miktarı ve kültür miktarı azaltılmalı, sütün olgunlaştırma süresi kısaltılmalıdır. Sütün mayalama sıcaklığı normal sınırlar içinde seçilmelidir. Peynir pıhtısı büyük kırılmalıdır. Presleme basıncı ve süresi azaltılmalı, presleme odası ve peynirleri ön olgunlaştırma odası sıcaklığı düşürülmelidir.
Yumuşak konsistens: Bu tip peynirler herhangi bir baskı uygulandığında peynir şeklini çok az koruyabilir. Parmakla peynir üzerine basıldığında kolayca deforme olur. Tenekelerden peynir kalıplarının çıkarılması dahi çok güçleşir. Bu hatalar özellikle çok sulu, peynir mayasına çeşitli nedenlerle hassasiyet göstermeyen ve içinde antibiyotik gibi asitlik gelişimi önleyici ve asitliği nötrleyici maddeler bulunan ham maddenin kullanılmasından kaynaklanır. Teknolojide kültürün, CaCl2’üün, peynir mayasının az kullanılması, sütün kısa sürede olgunlaştırılması, düşük mayalama sıcaklığı seçimi, pıhtının büyük kırılması, pıhtının normal kırılması fakat preslemeye gelinceye kadar fazlaca soğuması, preslemenin kısa sürmesi ve oda sıcaklığının düşük olması gibi ölçütlerin uygulanması sonucu pıhtıda ve peynirde fazla su kalması, ancak bu arada sıcaklığın düşük oluşu nedeniyle de asitlik arştı fazla sağlanamadığından yumuşak strüktür oluşur.
Yumuşak, yağlı, yapışkan yapı: Peynir bıçakla kesildiği zaman bıçağa yapışır ve sıvanır. Bazı hâllerde de yapışkanlık bütün peynir kitlesinde görülür. İç görünüşte delik ve çatlaklara rastlanmaz. Peynirin şekli basınç altında kolaylıkla deforme olabilir. Peynire işlenecek sütün ekşitilmesi, pıhtının büyük kırılması ve pıhtının iyi işlenmemesi nedeniyle peynir kitlesinde suyun artması, ön olgunlaştırma odasında peynirin sonradan ekşitilmesi, peynirin zayıf tuzlanması ve soğuk hava deposuna konmadan önce sıcak bir ortamda depolanması ve soğuk hava deposunun5ºC’nin üzerinde çalıştırılması nedenleri ile yumuşak ve yapışkan yapı oluşmaktadır. Bu durumda yapılması gerekenler pıhtı yeterince ufak kırılmalı ve pıhtı iyi bir şekilde işlenerek peynirde fazlaca su kalması önlenmelidir. Peynir iyi bir salamurada yeterince tuzlanmalı ve ön olgunlaştırma odasında sıcaklık yüksek tutulmamalıdır.
Acı tat: Süt hayvanlarına bozuk ve düşük kaliteli yem yedirilmesi(pancar posası, fazlaca patates vb.) yemlerdeki acı maddeler süte oradan da peynire geçebilmektedir. Yaşlı hayvanların ve mastitisli hastalığına yakalanmış hayvanların sütleri klor miktarının artması sonucu biraz tuzludur. Ağız sütünün tadı acı değil ama yapısı değişiktir, sütten farklıdır. İçinde temizlik ve dezenfektasyon maddeleri kalıntısı bulunan sütlerde mikroorganizmalar uygun bir şekilde gelişemez. Anormal fermantasyon sonucu ise peynire acılık veren maddeler oluşur. Donmuş ve tekrar sıvı hâle getirilmiş sütlerden yapılan peynirlerde yüksek miktarda su kalması, tadı kremsi ve acı yapar. Antibiyotik ihtiva eden sütler, olgunlaşma bakterilerinin faaliyetlerini önlediği hâlde, acılık yapan mikroorganizma faaliyetini önleyemez. Peynir teknolojisinde uygun olmayan yardımcı maddelerin kullanılması veya fazla dozda kullanılması da acılığa sebep olmaktadır. Çok kuvvetli bir şekilde proteolitik etkiye sahip olan kültür bakterilerinden bazıları Sc. lactis, Sc.cremoris, Lb.bulgaricussuşları özellikle fazla kullanılırsa acılık veren maddeler meydana getirir. Çok kuvvetli proteolitik etkiye sahip kısmi olarak mikrobiyal kökenli peynir mayalarının fazla kullanılması da acılık oluşturmaktadır. Acılık oluşturanlardan en önemlisi Sc. liqufaciens bakterisidir. Bu bakteri hayvan ve insanların bağırsaklarında yaşar. Sıcaklığa dayanıklı olduğundan sadece çiğ sütte değil pastörize sütte de bulunabilir. Bunun dışında tuza da dayanıklılık göstermektedir. Bu nedenle tüm peynirlerde bu bakteriye rastlanmaktadır. Peynircilikte kullanılan kültürün zayıf olması veya herhangi bir nedenle asitlik gelişimi sekteye uğrarsa bu mikroorganizmalar çok fazla çoğalma gösterecek acılık veren kimyasal maddeleri oluşturmaktadır.
Gözenek oluşumu: Peynirlerdeki gözenekler (delikler), pıhtı veya telemenin işlenmesi sırasında uygulanan mekanik işlemler ve gaz oluşturan mikroorganizmaların etkinliği sonucu oluşmaktadır. Gözenek oluşumu bazı peynir türleri için istenirken bazı peynir türlerinde de gözenek oluşumu istenmez ve kusur olarak kabul edilir. Çiğ sütten üretilen peynirlerde pastörize edilenlere göre daha sık görülmektedir. Escherichia coli, Klebsiella aerogenes gibi koliformgrubu bakteriler, Cl.tyrobutyricum, Cl. butyricum, Cl. sporogenes gibi clostridium türleri gözenek oluşumuna neden olmaktadır.
Peynir Kusurları
Dış Görünüş Kusurları
- Şekil kusurları
- Renk kusurları
- Deri ve kabuk hataları ve kusurlu kaplamalar
- Kusurlu schmiere (smear) tabakası
- Yüzeyleri küflü peynirlerde hatalı küflenme
İç Kusurlar
- Renk kusurları
- Peynirde göz oluşumu
- Konsistenz ve doku hataları
- Koku ve tat hataları
Modül Önerileri
- Sonuç olarak, yöresel peynir kusurları tüm işletmeler için geçerliyken, bunların yanı sıra, üretimde hala birçok yerel işletmede standardizasyona gidilmemiş olması, pastörize süt ve starter kültür kullanımının yaygınlaşmaması peynirde kalite kusurlarının başlıca nedenleri arasında sayılmaktadır. Bu nedenle, bu riskler incelendiğinde geleneksel peynir üretiminde karşılaşılması beklenen en önemli kusurlar hijyen kusurlarıdır. Sütün, peynir üretim alanına alınmasından başlayarak üretim süresince kritik kontrol noktalarının belirlenmesi ve bu noktalardaki risklerin belirlenerek olası gıda güvenliği ihlallerine karşı önlemler alınması elzemdir. Endüstriyel boyuttaki üretimlerde ve küçük ve orta ölçekli işletmelerde bu denetimler mevzuat gereği gerçekleştirilse de kırsal kesimde, geleneksel olarak üretim yapılan aile işletmelerinde bu mümkün olmamaktadır. Hijyen kusurları sebebiyle gerçekleşen peynir kayıpları, denetlenmediği takdirde pazarlamaya sunulabilir veya gerekli imha koşulları sağlanmadığından çevreye yayılabilir; bu da çok ciddi gıda güvenliği ve halk sağlığı sorunlarına neden olabilmektedir. Kalite kusurlarına neden olan pek çok faktör bulunmaktadır. Bu nedenle peynir üretiminde bahsi geçen süreçlerde iyi üretim tekniklerinin uygulanması ve kusurlara neden olabilecek başlıca faktörlerin izlenmesi ve kontrolünün yapılması gereklidir.
- Özetle, peynirlerde rastlanan kusurlar, tüm bu süreçler düşünüldüğünde, başlıca hammaddelerin kalitesi, standardizasyon yetersizliği, işletme hijyen ve sanitasyon eksikliği, çevresel faktörler, üretim tekniklerindeki yetersizlikler, kalifiye personel yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanabileceği görülmektedir. Bu nedenle peynir üretiminde geleneksel yöntemlerin korunarak bir standardizasyona gidilmesi ekonomik maliyetler, halk sağlığı ve peynir kusurlarının kontrollü izlenebilirliği açısından önemlidir.
- Sonuç olarak, peynirlerde sık rastlanan kusurların en az düzeye indirilmesi, diğer bir deyişle muhafaza süresinin uzatılması; iyi kaliteli sütün kullanımı, süte pastörizasyon işleminin uygulanması, iyi kaliteli starter kültür kullanılması, iyi kalitede maya seçimi, uygun koşullarda olgunlaştırma, etkin bir ambalaj şeklinin seçilmesi, kalifiye personel, yöresel peynirlerde standardizasyon sağlanması, geleneksel peynir üretiminde modern ve yeni teknolojilerin kullanılması, işletme hijyeni ve sanitasyonuna dikkat edilmesi yöresel peynirlerde oluşabilecek kusurları azaltılması açısından önerilmektedir.